Gülsenem

15/4/2009 - BİR ADIN KALMALI

BİR ADIN KALMALI

Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet
Evet nihayet bir adın kalmalı geriye
Birde o kahreden gurbet

Sen say ki ben hiç ağlamadım
Hiç ateşe tutmadım yüreğimi
Geceleri koynuma almadım ihaneti
Hele nihavend hele buse hiç geçmedi aklımdan
Ve hiç gitmedi bir topak kan gibi adın
İçimin nehirlerinden
Evet yangın
Evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
Evet kaybetmenin o zehirli buğusu
Evet isyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
Sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
Bu sevda biraz nadan
Biraz da hıçkırık tadı
Pencere önü menekşelerinde her akşam

Dağlar sonra oynadı yerinden
Ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca

Sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam
Ve ben seni sevdiğim zaman bu şehre yağmurlar yağdı
Yani ben seni sevdiğim zaman
Ayrılık kurşun kadar ağır gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın

Yine de
Bir adın kalmalı geriye
Bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
Aynaların ardında sır
Yalnızlığın peşinde kuvvet

Evet nihayet, bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

beni affet
kaybetmek için erken
sevmek için çok geç

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/3/2009 - Sus yüreğim

Kategori: hayata dair
"Sus yüreğim. Feryat etme. Çığırtkanlara yaraşır bu yaptığın, bir de küçük kız çocuklarına. Oysa sen büyüdün, çığırtkan da olmadın hiçbir zaman.

Sen bilir miydin sormadığım soruların cevaplarını. Bir açık kapı olsaydı, güneşi de baharı da getirebilir miydin? Anlar mıydın dilimden, konuşmadan susar mıydık öylece. Yoksa yeni bir alfabe mi yazardın her harfi bir çiçekten. Bilir miydin neden bu kadar korktuğumu. İçimdeki korkunç yalnızlığı, katran karası geceyi, düş düş sonu gelmeyen uçurumu. Okur muydun gözlerimdeki hüznü, kendime bile kapattığım kapıları açabilir miydin?

Sağlam dur yüreğim. Etrafa saçma kıvılcımları. Geldiğimiz gibi gideceğiz bu bahçeden. Gitmeye de biliriz. Gitmeyi de biliriz. Sağlam dur yüreğim. Ne içindeki çığlığı büyüt dalga dalga, ne de yalnızlığı.

Bu sırrı açsaydık birbirimize. Gözlerimiz her karşılaştığında söylediklerimizi sözlere dökseydik... Kalbimin sükun bulduğu yer dizinin dibi olur muydu? Sıcacık baktığında aradığım cevapları bulur muydum? İçim erir miydi gülümsediğinde, şimdiki gibi? Utanır mıydım yaptıklarımdan, yoksa mesut bahtiyar ölür müydüm son nefesimde?

Kendine sarıl kalbim. Sıkı tut kendini. Üzerine sıçratma kuruntuları. Zaten giderek büyüyor gece...

Söylesene bu bir masal mı? Sorular üzerine kurulabilir mi hayatlar? Başlamadan biten masallar vardır hani, kahramanları ta en başından pes eden. Mızıkçılık mı yapmış olur onlar, yenilmeyi seçmekle. Saklambaç oynarken sıkılıp kendini sobeleten çocuklar gibi...

Kaç bahar olur bir ömürde kalbim? Her tohum başka bir çiçek midir, yoksa yeniden açan aynı çiçek mi? Sorma artık yüreğim. Sus yüreğim, feryat etme..."
Bağlantı

22/2/2009 - HAKETMEDİM

Kategori: hayata dair

Bağlantı

6/2/2009 - Gitti Gidecek

Kategori: siir


                                                    GİTTİ GİDECEK 
                       Sevmek
                       Güzel meslek
                       Ama zor
                       Can dayanıyor 
                       Dayanmasına
                       Ama yürek
                       Gitti gidecek

Bağlantı

31/10/2008 - Ah bu gitmeler!

Kategori: hayata dair



Gidersin bazen içinde olduğunu sandığın, aslında hiç olmadığın bir yürekten, eski bir dosttan, bir mevsimden, bir köpekten, bir evden, bir şehirden, bir ülkeden, bazen de kendinden ya da bazen bu dünyanın kendisinden...

Bazen kolaydır gitmek, bazen de en zor olan... Bazen fark edilir gittiğin yüreklerde, bazen anlaşılmaz bile. Bazen bir kaçıştır gitmek, bazen de yeni bir başlangıç… Bazen hüzün ve gözyaşı doludur gidişler, bazen de sevinç ve heyecan…

Bazen “Dur, gitme!” dersin. Bazen kal demek isteyip, diyemediğin için “Git!” ... Bazen de “Kalmak istiyorum” diyemediğin için gidersin. Bazen inat uğruna ya da devasa egondan ve gururundan dolayıdır gitmek. Bazen de daha fazla sevmekten, aşık olmaktan korktuğun için… Kendine dahi söylemesen de, söyleyemesen de…

Bazen de cesur bir yürek olduğun için basıp gidersin, bir kısrak gibi şahlanıp gidersin hem de!

Ama gitmek, gitmektir işte dostlar! Ötesi yoktur. Her gidiş bir terk ediş; her gidiş aslında yeni bir başlangıçtır. Bu yüzden hem hüzün ve hem sevinçtir.

Gitmek, gitmektir aslında dostlar! Ötesi de bilinmez bu yüzden. Ancak gidince anlarsın, ancak giden anlar işte sırf bu yüzden…

Gitmeler hep tek kişiliktir. Sil baştan başlamaktır belki de, bazen yeni bir şans, bazen oyunun sonu…

Uzaklara gitmek hayaldir kimi zaman, gitmeler ve gidenler için şiirler, şarkılar yazılan, bilinmez olduğu için çekici olan, bazen de yüreği acıtan… Bazen apansız, zamansız olan…

Mutluluğu gidince bulacağımızı zannederiz ya da gidince özgür olacağımızı kimi zaman. Uzaklarda ararız yani, gitmelerde ararız mutluluğu ve özgürlüğü, hatta cenneti bile… Peki ama neden? İçinde bulamadığını uzaklarda aramak neden?!

Ya gidememek?.. Alışkanlıklar mıdır bizi çoğu zaman gitmekten alıkoyan? Tutan nedir bizi? Bağlılık mı? Bağımlılık mı? Aşk mı? Beklentiler mi? Bahaneler mi önce kendimize söylediğimiz? Engeller mi önce kendimize koyduğumuz?

Nedir bizi aslında olmayan kalın urganlarla bağlayan ya da aslında kendimizin yarattığı hayali prangalara vuran? Geçmişe ya da geleceğe ait olan?!

Gitmek kaçmak mıdır geçmişinden? Bu yüzden midir gitmek istemen ya da tam tersi gidememen?!...

Gitmek giden için iki kat zordur bu yüzden; geri de bıraktıkları için, bilinmeyen başlangıç için. Bazen zorunlu olan; bazen de yıllardır uğrunda savaşılan, hep hayali kurulanın kendi gerçeği olup olmadığını bilmediği için. “Neden kaçıyorum” diye kendine sormaktır o an. “Kendimden mi? Peki, neden kendimden kaçıyorum,” diye düşündükçe delirecek gibi olmaktır zaman zaman.

Tanrıya isyandır bazen de gitmek… “Hey! Kuralları ben koyarım, sende uygularsın demek” gibi yani! Oyunun kurallarını Tanrının değil de senin koyduğunu göstermek için; devasa kibrinden dolayıdır gitmek…

Gitmeler zordur dostlar!

Hele uzaksa, çok uzaksa gidilecek yer, tek gidişlik bir biletse elde olan, bilinmeyense, hayalinde büyüttüğünse yıllar yılı; aşk gibi…

Sevdiklerin varsa geride, tam da yeniden bir dünya kurmaya başlamışken hem de, aşık olmuşsan çoktan terk edeceğin şehre, senden çoktan gitmiş kişiye; gitmek o zaman zordur dostlar!

“Hoşçakal, gidiyorum ben,” demek zordur dostlar!

İki yol vardır, tek seçim… Bir tarafta yıllardır hayali kurulan ve bir gün ansızın gerçekleşen rüya; diğer tarafta biriktirdiklerin, sevdiklerin, izlerin, kalbin ve kendin…


alıntı

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/5/2008 - HAYATIN ANLAMI

Kategori: siir




süt bebeğin gülüşünde 
bir demet kir çiceginde 
hem doğumda, hem ölümde 
mırıldanılan melodide 
'Seni seviyorum' diyen dilde 
sefkatle bakan bir çift gözde 
yaslanılan sevgili sinesinde 
almasanda verilen sevgide 
beklenilenin hasretinde 
hasretin icindeki özlemde 
dua acilan ellerde 
seni bana anlatan şiirde 
her sabah dogan güneşte 
yapragin uzerindeki cigde 
solmadan acan bir çiçekde 
yaprakları sararmış bir defterde 
satirlarda ucusan harflerde 
bulutlara ucup giden gençlikte 
ak saclara kavusan senelerde 
yorgun geçen günlerde 
gerçekleşmesede, hayallerinde 
seni sana anlatan türküde 
hüzünlü bir gitarin tellerinde 
bir kosede unuttugun resimde 
sakladığın kurdeleli sac buklesinde 

doğuda, batıda, kuzeyde, güneyde 
baktığın, gördügün heryerde 
bir yudum sevgiyle gecen saatlerde 
hissedebilirsen eğer icinde 
tutabilirsen eger ellerinde 
hapsedebilirsen yüreginde 
hayatin anlamı : 


SENDE !.

 

anonim

Yorum (20) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/4/2008 - Hiçbir şey acıtmıyor canımı!

Kategori: hayata dair

 

Hiçbir şey acıtmıyor canımı!
Zaman, mekan, yaşamak
dar geliyor bedenime,
içimde yangın yerinden kalanlar,
içim bomboş.
Ellerini özledim, gözlerini, kokunu
sesini,
beni çağıran sesini.
Göz bebeğimi çaldılar benden,
dumana karıştı hepsi,
yangından geri kalanlar gibiyim
Sözün bittiği yerdeyim.


Derin bir kesik açan bıçaktan daha acımasız,
Sessiz ve sakinsin
Zaman gibi...
Sorgu odalarının sessizliği gibi içim.


Kırılma noktasına gelindiğinde hayat, hiçbir şeyin önüne geçilemiyor.
Şimdi yalnızlık dediğim şeyin, dopdolu bir yaşam olduğunu fark ediyorum. İçim parçalarını asla bir araya getiremeyeceğim özlem ve sevgi kırıklarıyla dolu. Bunca acıya gerek var mıydı? Uçurumun kıyısında yüzüme vuran rüzgâr, yüzüme yağan yağmur... ölüme ne kadar yakınım!

Gözlerim artık anıları görmüyor, sen yoksun! Sustu içimdeki çocuk. Dün gece seni ne çok sevdiğimi söyledim uykuya, özlemin soluk alışım gibi...



Şimdi sessizliğe boyun eğdim,
avuçlarım düşlediklerimden sırılsıklam
duyduğum korku değil.
Bir neden aradım,
kül oldu alevlerin arasında.
Gözlerimi yangın yerinde unuttum,
gözlerini kaçırma gözlerimden,
üstüme sinen duman kokusu, ellerimdeki yanıklar
unutmak istemediklerim.
Kısık sesle konuşma benimle artık
gitmek için ne çok nedenim var...


Kalmak İçin Neden Yok

Uzun zaman olmadı
gölgelenmiş duvar diplerinde oturmam.
İçimi üşüten acıdan daha fazla olabilir mi
güneşin yokluğu?
Kimselere söz vermiyorum kalmak için,
yokluğun bir kurşun yarası
ya da kör bir bıçak,
hiçbiri öldürmüyor içime akan gözyaşı kadar...
alıntı

Yorum (18) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26/3/2008 - Yaz yağmurunun mıraldandığı şiir

Kategori: hayata dair

Yaz Yağmurunun Mırıldandığı Şiir

Bir anda şehrin üzerine yağmaya başlar yaz yağmuru. Kalabalık şehrin gürültüsü, yağmurlu bir şarkıya bırakır yerini. Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur, tatlı bir kaçışmayı da beraberinde getirir.

Evler, arabalar, caddeler, parklar ve kaldırımdan karşıya geçmeye çalışan küçük kedi... her şey ama herşey ıslanır. Sıcaktan kavrulan ağaçlar, susuz kalan yapraklar ve susuzluktan çatlayan toprak suya kanar.

Yaz yağmurunu pencere kenarından usulca izlerken, tuhaf bir duyguya kaptırıyorsunuz benliğinizi:

“Yağmur nasıl oluyor da hiçbir ayrım yapmaksızın herşeyin üzerine yağabiliyor. Nasıl bu kadar cömert davranabiliyor?” diye soruyorsunuz kendi kendinize.

Hayata “kuru kuruya” bağlı olanlar için önemsenmeyecek bir konu belki ama, hayatın kalp atışlarını yüreğinde hissedenler için hayati bir mevzu.

Keza; dünyanın en değerli varlığı olan insanlar olarak birbirimizde kusur bulmakta inanılmaz hünerler sergileyip, karşımızdakini kırıp dökmek için fırsat kollarken, yağmurun verdiği bu ders asla görmezlikten gelinemez.

Yağmur; çirkin güzel, küçük büyük, zengin fakir, yaşlı genç, doğulu batılı, siyah beyaz, canlı cansız... hiç ama hiçbir hesap yapmadan kendini herkese sunuyor. Belki bu yüzden seviliyor. Belki de bu yüzden insanlar yağmura “berekettir–rahmettir” diye methiyeler diziyor...

Yaz yağmuru için, yağdığı yerin önemli yoktur. O ayrım yapmaz. Herkesin ve herşeyin üzerine aynı güzellikte, aynı ritimle yağar. Ve bundan dolayı herkes onu sever. Kimsecikler şikayet etmez ondan....

Bu sabah yine yaz yağmuru yağdı şehrin üzerine. Her damla sanki dudağında bir şiir mırıldanır gibiydi. Bir şiir... insanda rahatlık hissi uyandıran... ayrımcılık yapmamayı öğütleyen, küçük görmeyi yasaklayan ve herkese kucak açmayı öğreten bir şiir...

Sizce kaçımız yağmur kadar vefalı, yağmur kadar cömert yaşabiliyor hayatı?

Maalesef dostlar maalesef, acı ama gerçek ki; dünyanın en değerli varlığı olan insanlar olarak, bir yağmur damlası bile etmiyoruz çoğu kez!

Ve kaybediyoruz, kazanmamız gerekenleri... Bir bir dökülüyoruz bu yolda.

Ve yağmur kazanıyor, kazanmamız gerekenleri...

Bu yüzden hep havada özgürce dans eden o oluyor. Öyle bir dans ki; görenleri kendine hayran bırakıyor. Bizse başımız eğik sadece seyretmekle yetiniyoruz bu güzelliği...

Gökyüzünden salınarak yere inen yağmuru birazdan bir çift ayak çiğnemeye başlıyor. Ama yağmur buna da aldırış etmiyor. Çünkü; yeri geldiğinde ezilmenin de kendisine birşeyler katabileceğini, acılardan da dersler çıkarılması gerektiğini iyi hesap ediyor. Yani kaybettiğinde de kazanmasını biliyor.

Ve mutluluğu, asla mutsuzluğun kollarına terk etmiyor. Ve sonunda kazanan yine o oluyor...

Ne olurdu, bizlerde yağmur kadar tertemiz yaşayabilseydik hayatı. Kirletmeseydik tertemiz duygularımızı. Ne kaybederdik ayıplarımızı birbirimizin yüzüne vurmak yerine, örtmeyi deneseydik. Karşımızdakileri yaralamak ne kazandırdı ki bizlere bugüne dek. Ne geçti ki elimize sanki?

Ne olurdu yaz yağmuru kadar vefakar olabilseydik!...

Biz nasıl yaşarsak yaşayalım; yağmur yağmaya devam ediyor şehrin üstüne

 

alıntı


Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/3/2008 - YAĞMUR DAMLASI

Kategori: hayata dair

 

 

 

 

YAĞMUR DAMLASI

 

Zamanların birinde küçücük dünyasında yüreğinin kocamanlığıyla başı dertte olan bir yağmur kız varmış... Her zaman mutsuz, her zaman hüzünlüymüş. Büyük yalnızlıklar yaşarmış kalabalıkların içinde... Kendi yalnızlıgında çoğullaşarak... Kimsenin onu anlamadığını düşünürmüş.. Tek çabası hayata bir iz bırakabilmekmiş oysa.. Ama başaramazmış..

Ve yorulur, tükenir, dağılırmış.. Sonra yeniden rüzgar olur eser...

Yağmur olup yağarmış.. Geceye ay... Gündüze güneş.... Bahara çicek olurmuş... Kendi gücünün altında ezilen bir güçsüzlüğü varmış. Kendi ağırlığının altında ezilirmiş.. Taşıyamazmış yükünü.. Birine yaslanma, bir diğerine dayanma ihtiyacı duyarmış.. Ama herkes onun çok güçlü olduğunu düşündüğü için yardıma ihtiyacı olduğu akıllarına bile gelmezmiş.. En sevdiklerinin bile......

Ve o mağrur kız yağmurluğuna, rüzgarlığına söz gelmesin diye başı dik ama içinde darmadağın gülümsermiş... En çok kuşları kıskanırmış.. En çok onları severmiş.. Hayat ona mutluluktan uçma şansını çok gördüğü için belki... Oysa başkaları hiç bir derdinin olmadığını söylerlermiş ona.. Sevgisizliğin bir dert olmadığını düşündükleri için mi?? Ama yağmur kız parayla alınamayacak şeylerin sevdasındaymış.. Aşkla inandığı her değer için soyunabilirmiş tüm varlığından.. Güzel evinden,sıcak yatağından,her rahatlığından vazgeçebilirmiş..

Çünkü aşk her türlü konforu barındırır içinde.. Aşkta denizler beslenir duygulardan...

Kuşlar öter.. Baharlar hüküm sürer.. Rüzgar ılıktır ve yağmur yumuşacık dokunur.. Hırslar yoktur..kavgalar.. didişmeler.. Bitmeyen bir kahkahadır aşk.. Ve dinmeyen bir çığlık... Ama aşk cesaret ister.. Tek korkuya yer yoktur!! Dünyası küçük yüreği kocaman o yağmur kız damlalarını tüketmedi hala... Hala yağıyor.. Ne zamana kadar yağabileceğini bilmeden.....

Yağmur Damlası

 

 

alıntı


    

Yorum (11) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/3/2008 - Vefalı dost

Kategori: siir

 

Vefalı Dost

Canlanır birden gövdesinde dalında teni
Tomurcuk, yaprak ve çiçek..
Toprağına, suyuna, güneşine minnettar
Vefalı dost, ama sitemkar...

Kırılmadı rüzgara, sırtını dönmedi hiç yaprağına dalına kastı olana,
Serinlik verdi gölgesinde yorgunluk atana,
Bülbül şakıdı dalında,
Duygulandı, el salladı cihana dostça,
Vefalı dost..... ama biçar...

Bu bilge, vefalı dost..
Esirgemedi meyvesini , gölgesini, nefesini..
El salladı, fısıldadı kulağa ama duyuramadı sesini,
Yaşam bu işte diyemedi..
Döktü yaprağını yaşamdan çekti elini eteğini
Bekledi, bekledi ve yine şenlendi,
.ve yine seslendi vefalı dost,.küsmedi ama sitemkar....
Öğrenin artık diyemedi...duyuramadı sesini.

 

 

 

alıntı

Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->
Hakkımda ''Umudum yılların seline düştü Saçının en titrek teline düştü Kuru yaprak gibi eline düştü İstersen rüzgara salıvar gitsin..!'' Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
e-posta

Kategoriler

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

arkadaşlarım

Image Hosted by ImageShack.us
  • ozlemlehayat
  • Ozdemir
  • incesan
  • GreeNEyeSIstanbuL
  • raposqe
  • gamze06
  • ortaklarim
  • birseyvar
  • 1tebessum
  • eFteLya88
  • akinufuk
  • zibidigonzales
  • hayatsevince
  • myvizyon
  • kozan
  • ahmetde
  • yakamoz353
  • byask
  • bulaniksu
  • xderbederx
  • morbeyaz1
  • Barbunyam
  • keremcem130
  • subat75
  • sessizciglik1
  • burdancikisyok
  • yitiksewdam
  • sonsuzlukkervani
  • sufiderwish
  • hktedepyahu
  • citilhasan
  • Bahram
  • gulumseyis
  • nefesimikes
  • vanarvas
  • medicalci
  • oquzhancimen
  • kutludilek
  • hasret12378
  • ultrakobra
  • GRAFIKDUNYASI
  • kobraa1905
  • mehmetorhandurdu
  • busecegunler
  • kadir31
  • musateker
  • buselihayat
  • sivist
  • ersendadaslar
  • tezene
  • ayazgozluum
  • yazyagmuru2
  • anne66
  • siyahpatya
  • womentuana
  • tezene
  • afranur38
  • gulumseyis
  • morvadi
  • smartdundar
  • SizinAbla
  • yezdanla
  • hayatturkusu
  • pamukbahcesi

  • G
    Ü
    L
    S
    E
    N
    E
    M